Sait Faik Abasıyanık Kimdir Kısaca Hayatı

Sait Faik Abasıyanık kimdir? 18 Kasım 1906’da Adapazarı’nda doğan, 11 Mayıs 1954’te İstanbul’da ölen Türk hikâye ve roman yazarı, şairdir. Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden biri kabul edilir; klasik öykü tekniğini değiştirerek doğayı ve insanları basit, samimi, iyi ve kötü taraflarıyla ama aynı zamanda şiirsel bir dille anlattı. Öykülerinde çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını, balıkçı, işsiz, tacir ve kıraathane sahibi gibi karakterleri işledi.

Özet Bilgiler

  • Doğum: 18 Kasım 1906, Adapazarı
  • Ölüm: 11 Mayıs 1954, Şişli, İstanbul
  • Meslek/Unvan: Hikâye ve roman yazarı, şair, çevirmen, öğretmen
  • Ailesi: Babası Mehmet Faik Bey, annesi Makbule Hanım
  • Öne çıkan eserleri: Semaver (1936), Sarnıç (1939), Şahmerdan (1940), Medarı Maişet Motoru (1944), Lüzumsuz Adam (1948), Mahalle Kahvesi (1950), Son Kuşlar (1952), Kayıp Aranıyor (1953), Alemdağ’da Var Bir Yılan (1954)
  • Başarısı: 1953’te Mark Twain Cemiyeti onur üyeliği; ölümünden sonra adına Sait Faik Hikâye Armağanı verilmesi

Hayatı ve Eğitimi

18 Kasım 1906 tarihinde, dedesi Seyyid Ağa’nın Adapazarı Semerciler Mahallesi’nde bulunan evinde dünyaya geldi. Babası Mehmet Faik Bey, 1922’de bir yıl Adapazarı belediye başkanlığını yürütmüştür. Annesi, kentin ileri gelenlerinden Hacı Rıza Efendi’nin kızı Makbule Hanım’dır. Doğduğunda kendisine Mehmet Sait ismi verildi; sonraki yıllarda “Mehmet”i atarak Sait Faik adını kullanmaya başladı.

İlköğrenimini Rehber-i Terakki adlı özel okulda tamamladı. Bu yıllarda anne ve babası ayrıldı; üç buçuk yıl babasıyla yaşadı ve annesini haftada bir görebildi. Rehber-i Terakki’yi bitirdikten sonra Adapazarı İdadisine girdi; 1920’de Yunan işgali sebebiyle eğitimine ara verdi ve aile önce Düzce’de, ardından Bolu’da yaşadı.

Abasıyanık ailesi 1924’te oğullarının lise eğitimi için İstanbul’a göç etti ve Sait Faik İstanbul Erkek Lisesinde okumaya başladı. Onuncu sınıfa kadar devam ettiği bu okuldan bir öğretmen şakası nedeniyle atıldı; öğrenimini Bursa Erkek Lisesinde tamamladı. İlk hikâyesi İpekli Mendil‘i bu okulda edebiyat ödevi olarak yazdı; hikâye 15 Nisan 1934’te Varlık dergisinde yayımlandı. 1928’de liseyi bitirip İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine girdi; iki sene sonra Uygurca öğrenmek istemediği için ayrıldı. İlk yazısı olan “Uçurtmalar” 9 Aralık 1929’da Milliyet gazetesinde yayımlandı.

1931’de iktisat okumak için İsviçre’nin Lozan şehrine gitti; on beş gün sonra Fransa’nın Grenoble şehrine geçti. Burada Champollion Lisesine devam etti ve Grenoble Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde okudu. 1934’te ailesinin isteğiyle Orta Avrupa üzerinden Tuna Nehri yoluyla İstanbul’a döndü.

Hikâyeciliği ve Eserleri

İstanbul’a döndükten sonra Halıcıoğlu’ndaki Ermeni Yetim Mektebinde Türkçe öğretmenliği yaptı; derslere sürekli geç kaldığı için maaşından kesinti yapılıyordu. Babasının kendisine bir zahire alım satım dükkânı açması üzerine öğretmenlikten ayrıldı; dükkânla da ilgilenmeyip altı ay sonra işi babasına teslim etti. Bu dönemde André Gide’den çeviriler yaptı; Fransa anılarından oluşan öyküleri Varlık dergisinde yayımlandıktan sonra 1936’da babasının maddi desteğiyle ilk hikâye kitabı Semaver‘i Remzi Kitabevi’nden çıkardı.

İkinci kitabı Sarnıç‘ı 1939’da Çığır Kitabevi’nden yayımladı. 1940’ta çıkan üçüncü kitabı Şahmerdan‘da yer alan Çelme adlı hikâyesi yüzünden halkı askerlikten soğutmakla suçlanarak askerî mahkemeye verildi; 10 Eylül 1940’taki duruşmaya katılmak üzere Ankara’ya gitti ve sonuçta beraat etti. 1942’de kısa süre muhabirlik yaptı ve mahkemelerde yaptığı 28 röportaj sonradan Mahkeme Kapısı adıyla kitaplaştırıldı.

Romanı Medarı Maişet Motoru‘nu 1940-1941 arasında Yeni Mecmua’da 19 bölüm hâlinde yayımladı, 1944’te kitap olarak bastırdı; eser kısa süre sonra toplatıldı. Kitap 1952’de Varlık Yayınları tarafından Birtakım İnsanlar adıyla yeniden basıldı. 1948’de Lüzumsuz Adam, 1950’de Mahalle Kahvesi, 1951’de Havada Bulut ile Kumpanya, 1952’de Havuz Başı ve Son Kuşlar, 1953’te ikinci romanı Kayıp Aranıyor ile tek şiir kitabı Şimdi Sevişme Vakti, 1954’te ise Alemdağ’da Var Bir Yılan ve Georges Simenon’dan çevirdiği Yaşamak Hırsı yayımlandı. Ölümünün ardından aynı yıl Az Şekerli adlı kitabı çıktı.

1953’te Amerika’daki Mark Twain Cemiyeti, çağdaş edebiyata katkılarından ötürü yazara onur üyeliği verdi. Sait Faik kendi özgün dilini oluştururken André Gide, Lautréamont ve Jean Genet’den etkilendi; Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu ve Demir Özlü gibi yazarlara ışık tuttu. Edebiyat tarihimizde kendisinden önce yazan kuşakla birlikte okunduğunda dönemin atmosferi daha iyi anlaşılır; Süleyman Nazif ve Tahsin Nahit bu geçiş döneminin öne çıkan isimleri arasındadır. Ölümünün ardından Burgaz Adası’ndaki evi müzeye dönüştürülen yazar adına her yıl Sait Faik Hikâye Armağanı verilmektedir.

Ölümü

Hastalığının belirtileri 1945’te ortaya çıktı; 1947’de yapılan muayenede karaciğerinin büyüdüğü, 1948’de ise hastalığının siroz olduğu belirlendi. Tedavi için 31 Ocak 1951’de Paris’e gitti; ancak beş gün sonra İstanbul’dan uzakta öleceği korkusuyla geri döndü. 5 Mayıs 1954 günü yemek borusu kanaması nedeniyle komaya girdi ve Şişli’deki Marmara Kliniğine kaldırıldı. Yapılan bütün müdahalelere rağmen 10 Mayıs’ı 11 Mayıs’a bağlayan gece saat 02.35’te aynı klinikte öldü. 12 Mayıs 1954 günü Şişli Camii’nde kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi; naaşı, isteği üzerine mezarlığa götürülürken Kırağı Sokağı’ndaki evlerinin önünden geçirildi.

Sıkça Sorulan Sorular

Sait Faik Abasıyanık kimdir?

Sait Faik Abasıyanık, 1906-1954 yılları arasında yaşamış Türk hikâye ve roman yazarı, şairdir. Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden biri kabul edilir; balıkçı, işsiz ve tacir gibi şehirli alt sınıfın insanlarını sade ama şiirsel bir dille anlatan öyküleriyle tanınır.

Sait Faik Abasıyanık nereli?

18 Kasım 1906’da Adapazarı’nda, dedesinin Semerciler Mahallesi’ndeki evinde doğmuştur. Ailesi 1924’te İstanbul’a göç etmiş, o da hayatının büyük bölümünü İstanbul’da ve yazları Burgaz Adası’nda geçirmiştir. 11 Mayıs 1954’te Şişli’de ölmüştür.

Sait Faik hangi eserleri yazdı?

Hikâye kitapları arasında Semaver (1936), Sarnıç (1939), Şahmerdan (1940), Lüzumsuz Adam (1948), Mahalle Kahvesi (1950), Son Kuşlar (1952) ve Alemdağ’da Var Bir Yılan (1954) bulunur. Romanları Medarı Maişet Motoru (1944) ve Kayıp Aranıyor (1953), tek şiir kitabı ise Şimdi Sevişme Vakti‘dir.

Sait Faik Abasıyanık neden önemlidir?

Klasik öykü tekniğini değiştirerek Türk hikâyeciliğine yeni bir anlatım getirmiş, kendisinden sonra gelen yazarları etkilemiştir. Toplumsal sorunlardan çok bireyin toplum içindeki sorunlarına eğilmiş; bu yaklaşımı 1953’te Mark Twain Cemiyeti onur üyeliğiyle de karşılık bulmuştur.

İlgili İçerikler

beyazokul

Merhabalar, ben KOZBA. 1994 yılında Sakarya’nın Akyazı ilçesinde dünyaya geldim. Sakarya Üniversitesi, İşletme Fakültesi mezunuyum. Lise yıllarının başında web siteleriyle ilgilenmeye başladım. 10 yılı aşkın süredir SEO, WordPress ve Server Administration alanlarında profesyonel olarak faaliyet göstermekteyim.