Hz. Osman ya da tam adıyla Osman bin Affan, Hulefâ-yi Râşidîn’in üçüncüsü ve İslam peygamberi Muhammed’in cennetle müjdelenmiş sahabelerinden biridir. 644 yılından 656’daki öldürülmesine kadar 12 yıl halifelik yapmış ve Hulefâ-yi Râşidîn arasında en uzun süre halifelik yapan kişi olmuştur. Kur’an’ın çoğaltılarak tek bir metin haline getirilmesi ve İslam devletinin sınırlarının genişlemesi döneminde yaşanan gelişmeler, onu İslam tarihinin en çok konuşulan şahsiyetlerinden biri yapar.
Özet Bilgiler
- Adı: Osman bin Affan
- Doğum: 576 veya 579 (erken dönem İslami kaynaklarda yıl kesin değildir)
- Ölüm: 17 Haziran 656
- Unvanları: Hulefâ-yi Râşidîn’in üçüncüsü, Zi’n-Nureyn (“iki nur sahibi”), Nâşîrü’l-Kur’an
- Künyesi: Ebu Abdullah
- Hilafet dönemi: 644-656 (12 yıl)
- Babası: Affan bin Ebi’l As; annesi: Ervâ bint Küreyz
- Bilinen katkıları: Kur’an’ın çoğaltılması, vahiy kâtipliği, 146 hadis rivayeti
Hayatı ve Eğitimi
Osman’ın doğum yılı, erken dönem İslami kaynaklar tarafından 576 ve 579 olarak atıfta bulunularak belirsiz kabul edilir. Babası Affan bin Ebi’l As, Emevî klanının önde gelen bir Mekke tüccarıydı. Annesi Ervâ bint Küreyz ise İslam peygamberi Muhammed’in kuzeniydi. Osman, erken yaşta yazmayı öğrendi ve İslam’ın doğuşunda yazma bilen 22 Mekkeli arasında sayıldı. Babası gibi tüccar olan Osman’ın işi gelişti ve Kureyş’in en zengin adamlarından biri hâline geldi.
611 yılında Suriye’ye yaptığı bir iş gezisinden dönerken İslam’ı öğrendi ve Ebû Bekir ile tanıştı. İslam’a geçmeye karar verdi ve Ebû Bekir onu inancını ilan etmesi için Muhammed’e getirdi. Böylece Osman, İslam’ı ilk kabul edenlerden biri oldu; onun Müslüman olması, Muhammed’in öğretilerine şiddetle karşı çıkan kabilesi Benî Ümeyye’yi kızdırdı. 613 yılında eşi Rukiyye ile birlikte Habeşistan’a hicret ederek ilk muhacirler arasında yer aldı. Habeşistan’da çiftin, Muhammed’in ilk torunu olan Abdullah adlı oğlu dünyaya geldi.
622’de Osman ve eşi Rukiye, Medine’ye hicret eden üçüncü Müslüman grup içindeydi. Mart 624’te Rukiye hastalandı; ona bakmak zorunda kaldığı için Bedir Gazvesi’ne katılamadı. Rukiye kısa süre sonra vefat etti ve Muhammed, Osman’ın üzüntüsünü görünce diğer kızı Ümmü Gülsüm’ü onunla evlendirdi; nikâh Ağustos 625’te kıyıldı. Peygamberin iki kızıyla evlenmesi nedeniyle Zi’n-Nureyn, iki kere hicret etmesi nedeniyle de Zatü’l Hicreteyn olarak anıldı. Hudeybiye Antlaşması’nda Mekkelilerin arabulucusu olarak seçildi. Muhammed’in vefatından sonra, Ebû Bekir ve Ömer’in halifelikleri döneminde yakın bir danışman olarak hareket etti.
Halifeliği ve Kur’an’ın Çoğaltılması
644 yılında ikinci halife Ömer, İranlı yardımcısı Ebu Lü’lü’e Firuz tarafından yaralandı. Ölüm döşeğindeyken kendi aralarından bir sonraki halifeyi seçmek üzere altı kişilik bir şûra heyeti kurdu. Heyet; Osman, Ali, Abdurrahman b. Avf, Talha b. Ubeydullah, Zübeyr b. Avvâm ve Sa’d b. Ebû Vakkās’tan oluşuyordu. Ömer, heyetin üç gün içinde kesin bir karara varmasını ve dördüncü gün yeni halifenin yemin etmesini emretti. 6 Kasım 644’te yapılan görüşmeler sonucunda heyet, Osman’ı resmî olarak üçüncü halife seçti ve ona biat etti.
Osman, 650 civarında İslam Arap Yarımadası’nın ötesine, İran, Levant ve Kuzey Afrika’ya yayıldıkça Kur’an’ın telaffuzunda küçük farklılıklar oluştuğunu fark etti. Metnin kutsallığını korumak için Zeyd b. Sâbit başkanlığındaki bir komiteye, halife Ebû Bekir’in nüshasını kullanarak standart bir Kur’an nüshası hazırlamasını emretti. Böylece Muhammed’in vefatından sonraki 20 yıl içinde Kur’an yazılı hâle getirildi. Hazırlanan metin, nüshalarının çoğaltılıp Müslüman dünyasının şehir merkezlerine gönderildiği model hâline geldi. Kur’an’ın standartlaştırılması, kutsal metnin farklı bölgelerde aynı şekilde okunmasını sağladı; Hz. Şuayb gibi peygamber kıssaları da artık tek bir metin üzerinden aktarılıyordu.
Halifeliği döneminde Osman, Ömer’in kurduğu kamu ödeneğini yaklaşık %25 oranında artırdı ve fethedilen topraklarda toprak satışını yasaklayan kısıtlamaları kaldırdı. Halkın hazineden borç almasına izin verdi. Kendisi varlıklı bir tüccar olduğu için hazineden maaş almadı; zaman zaman hediye kabul etmesi ve yakınlarını bazı görevlere getirmesi, halifeliğinin son yıllarında tartışmalara yol açtı. Askerî alanda yetkiyi daha çok Emevî klanının güvendiği akrabalarına devretti ve onları vilayetlerin idarecisi olarak atadı. Bu valiler arasında, Arap-Bizans savaşlarında Suriye’de görev yapan Muaviye b. Ebû Süfyân da bulunuyordu.
Ölümü
Halifeliğinin son yıllarında yönetim tarzı ve atadığı valiler nedeniyle artan hoşnutsuzluk, 656 yılında Osman’ın evinin kuşatılmasıyla sonuçlandı. Abdullah b. Sebe taraftarlarının kuşattığı evinde, oruçluyken Kur’an okurken öldürüldü. Cenazesini Zübeyr b. Avvâm kaldırdı ve Bâkî Mezarlığı’na defnedildi. Osman, zenginliği, vahiy kâtipliği ve Kur’an’ı çoğaltmasıyla anılan bir sahabe olarak İslam tarihindeki yerini korumuştur; kaynaklarda 146 hadis rivayet ettiği belirtilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hz. Osman kimdir?
Osman bin Affan, Hulefâ-yi Râşidîn’in üçüncüsü ve Muhammed’in cennetle müjdelenmiş sahabelerinden biridir. 644-656 yılları arasında 12 yıl halifelik yapmış, Hulefâ-yi Râşidîn arasında en uzun süre görevde kalan halife olmuştur.
Hz. Osman nerelidir?
Kaynaklarda doğum yeri konusunda ortak bir kayıt bulunmaz; doğum yılı da erken dönem İslami kaynaklarda 576 ve 579 olarak belirtilir. Babası Affan bin Ebi’l As, Emevî klanının önde gelen bir Mekke tüccarı, annesi Ervâ bint Küreyz ise Muhammed’in kuzenidir.
Hz. Osman neden önemlidir?
Kur’an’ın standart bir nüsha hâlinde çoğaltılmasını sağlamış, vahiy kâtibi olarak görev yapmış ve İslam devletinin genişleme döneminde halifelik etmiştir. İki kızıyla evlendiği için Zi’n-Nureyn, iki kere hicret ettiği için Zatü’l Hicreteyn olarak anılır.
Hz. Osman nasıl öldü?
656 yılında, Abdullah b. Sebe taraftarlarının evini kuşatması sırasında oruçluyken Kur’an okurken öldürüldü. Cenazesini Zübeyr b. Avvâm kaldırmış ve Bâkî Mezarlığı’na defnedilmiştir.