4.Murad kimdir? Kısaca hayatı ve Osmanlı’daki önemi

IV. Murad (27 Temmuz 1612 – 8 Şubat 1640), 1623-1640 yılları arasında hüküm süren 17. Osmanlı padişahı ve 96. İslam halifesidir. Divan edebiyatındaki mahlası Murâdî olan padişah; sert yönetim tarzı, içki ve tütün yasakları, Revan ve Bağdat seferleriyle tanınır. Bu seferlerin sonunda imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması, günümüzdeki Türkiye-İran-Irak sınırının kabaca temellerini oluşturmuştur.

Özet Bilgiler

  • Doğum: 27 Temmuz 1612, İstanbul
  • Ölüm: 8 Şubat 1640, İstanbul
  • Unvan: 17. Osmanlı padişahı, 96. İslam halifesi; Murad Gazi; divan edebiyatındaki mahlası Murâdî
  • Babası: I. Ahmed, annesi: Kösem Sultan
  • Saltanatı: 1623-1640
  • Bilinen başarıları: Revan Seferi (1635), Bağdat Seferi (1638) ve Kasr-ı Şirin Antlaşması (1639)
  • Ayrıca: Şair ve hattat; gürzü ile yayı Topkapı Sarayı’nda sergilenmektedir

Hayatı ve Eğitimi

Sultan I. Ahmed ile Kösem Sultan’ın oğlu olarak İstanbul’da doğdu. Aklî dengesi yerinde olmayan amcası I. Mustafa’nın tahttan indirilmesinin ardından, 10 Eylül 1623 tarihinde henüz 11 yaşındayken tahta çıkarıldı. Eyüp Sultan Türbesi’nde Aziz Mahmud Hüdayi’nin elinden kılıç kuşandı. Tahta çıktığında sünnetsiz olduğu için cülusunun 5. gününde sünnet edildi.

IV. Murad’ın saltanatının ilk dokuz yılı annesinin kontrolü altında geçti; padişah adına devleti annesinin “saltanat naibesi” unvanıyla yönetmesi Osmanlı tarihinde bir ilktir. Bu dönemde Safeviler Irak’ı ele geçirdi, Bağdat başta olmak üzere birçok yerde Sünniler kılıçtan geçirildi ve Safevi orduları Mardin’e kadar ilerledi. Kırım, Yemen, Lübnan ve Mısır’da ciddi isyanlar çıktı. Doğu Anadolu’da iki kez isyan eden Abaza Mehmed Paşa, 1628’de yeni sadrazam Hüsrev Paşa’nın düzenlediği sefer sonucunda teslim oldu ve IV. Murad tarafından bağışlanarak Bosna beylerbeyliğine atandı.

Dönemin Anadolu’sundaki toplumsal yapıyı ve esnaf teşkilatlanmasını anlamak isteyenler için, ahilik geleneğinin kurucusu olarak anılan Ahi Evran ayrı bir başlık oluşturur. IV. Murad, 1632 yılına kadar kesin yönetimi eline almadı; bu tarihten sonra mutlak saltanat yılları başladı. İdareyi ele alışıyla birlikte devlet otoritesini yeniden kurmaya yönelik sert önlemler aldı.

Devlet Yönetimi, Yasaklar ve Seferler

IV. Murad tütün ve kahveyi yasakladı. Yasağın sebebinin 1630’ların başındaki büyük İstanbul yangını olduğu bilinir ve yangın sonrası çıkabilecek bir ayaklanmaya karşı tedbir olarak İstanbul’daki kahvehaneler yıktırıldı. Tütün içenlerin öldürülmesine dair fetva çıkarıldı; tütün yasağı nedeniyle evlerin bacaları dahi koklatıldı. Meyhane ve kahvelerin yeniçeri ve isyancıların toplanma mekânı haline gelmesi de padişahı düşündürmüştü. Yasak, kaybolan devlet otoritesinin yeniden tesisi göstergesi olarak çok katı biçimde uygulandı; padişah kendi yasağına ne derece uyulduğuna bakarak otoritesini ölçtü. İçki de halka yasaklandı, yatsıdan sonra fenersiz dışarı çıkma yasağı getirildi ve tebdil-i kıyafet gezerek yasaklara uyulup uyulmadığını bizzat denetledi.

Oldukça sert ve disiplinli bir kişiliği olan IV. Murad, emirlerinin kesin olarak yerine getirilmesini bekler ve uygulanışını takip ederdi. Kızdığı zaman kolaylıkla birini ölümle cezalandırabildiği için çevresinde ve halk üzerinde büyük bir korku yaratmıştı. Osmanlı tarihinde ilk defa bir Şeyhülislam, Ahîzâde Hüseyin Efendi, onun emriyle öldürüldü. Hicivleriyle ünlü divan şairi Nef’i de 1635 yılında padişahın emriyle boğdurularak idam edildi. Sporcu kişiliği ve güçlü yapısıyla bilinen padişahın tek kolla 60 kilogramlık gürzleri ve 50 kilogramlık yayları ustalıkla kullandığı, cirit oyununa meraklı olduğu kaydedilir.

IV. Murad devrindeki en önemli askerî olay, Safevîler’e karşı girişilen 1623-1639 Osmanlı-Safevî Savaşı’dır. Revan Seferi ile Doğu Anadolu, Ahıska, Revan ve Kafkaslar’ın önemli bir bölümü ele geçirildi. 1638’deki Bağdat Seferi ile 1624’ten beri İran işgali altında bulunan şehir yeniden Osmanlı topraklarına katıldı; kuşatma 40 gün sürdü ve padişah bu fetihle “Bağdat Fatihi” olarak anıldı. Anadolu, Kanuni Sultan Süleyman‘dan beri ilk defa padişahı Anadolu’da görme fırsatını bu seferlerle bulmuştur. Safeviler kesin Osmanlı zaferi karşısında barış istemek zorunda kaldı ve 1639 Mayıs’ında Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalandı; Mezopotamya Osmanlı egemenliğine girdi.

Padişahın devrinde Nef’i, Hezarfen Ahmet Çelebi, Lagari Hasan Çelebi, Bekri Mustafa, Evliya Çelebi ve Zekeriyazade Yahya Efendi gibi isimler yaşadı. Hezarfen Ahmet Çelebi ile Lagari Hasan Çelebi’nin uçuş denemeleri dönemin en dikkat çeken bilimsel gelişmeleri oldu. IV. Murad’a devlet idaresinde yol göstermesi için Koçi Bey tarafından risaleler hazırlandı. Padişah aynı zamanda şair ve hattattı; “Muradi” mahlasıyla divan ve aşık tarzı şiirler yazdı, talik yazıda kendini geliştirdi. Ancak düzenlenmesi için emanet ettiği divanı ölümüyle birlikte ortadan kayboldu.

Ölümü

IV. Murad, Revan Seferi sırasında ortaya çıkan hastalığı (siroz veya nikris) nedeniyle ciddi sağlık problemleri yaşadı. Kısa bir süre düzeldiyse de 1639 Kasım’ında durumu tekrar kötüleşti. Sağlığı giderek bozulan padişah, kardeşi Şehzâde Kasım’ı boğdurduğu odada, henüz 27 yaşındayken 1640 yılında öldü.

IV. Murad dönemi, Osmanlı İmparatorluğu’nun duraklama döneminde toparlandığı bir dönem olarak kabul edilir. Bu toparlanma onun ölümüyle bozulmuş ve 1656 yılında Köprülü Mehmet Paşa’nın sadrazam olmasına kadar tekrar sağlanamamıştır. İstanbul’a döndükten sonra saygın devlet adamlarına imparatorluğun eski parlak günlerine dönmesine yönelik projeler hazırlanması emrini vermiş, ancak hastalığı ve erken ölümü bu fikirlerin hayata geçmesini engellemiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

4. Murad kimdir?

IV. Murad, 1623-1640 yılları arasında hüküm süren 17. Osmanlı padişahı ve 96. İslam halifesidir. Sert yönetim tarzı, içki ve tütün yasakları, Revan ve Bağdat seferleriyle tanınır; divan edebiyatındaki mahlası Murâdî’dir.

4. Murad nereli?

27 Temmuz 1612 tarihinde İstanbul’da doğdu. Babası Sultan I. Ahmed, annesi Kösem Sultan’dır. Amcası I. Mustafa’nın tahttan indirilmesinin ardından 10 Eylül 1623’te, henüz 11 yaşındayken tahta çıkarıldı.

4. Murad hangi yerleri fethetmiştir?

Revan Seferi ile Doğu Anadolu, Ahıska ve Kafkaslar’ın önemli bir bölümünü ele geçirdi; 1638’deki Bağdat Seferi ile 1624’ten beri İran işgali altındaki Bağdat’ı yeniden Osmanlı topraklarına kattı. Bu seferlerin ardından 1639’da Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalandı.

4. Murad neden önemlidir?

Saltanatı sırasında iç isyanları bastırarak devlet otoritesini yeniden tesis etmesi ve Safevilerle yapılan savaşın sonunda imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması nedeniyle önemlidir. Bu antlaşmayla Mezopotamya Osmanlı egemenliğine girmiş ve günümüzdeki Türkiye-İran-Irak sınırının temelleri oluşmuştur.

İlgili İçerikler

beyazokul

Merhabalar, ben KOZBA. 1994 yılında Sakarya’nın Akyazı ilçesinde dünyaya geldim. Sakarya Üniversitesi, İşletme Fakültesi mezunuyum. Lise yıllarının başında web siteleriyle ilgilenmeye başladım. 10 yılı aşkın süredir SEO, WordPress ve Server Administration alanlarında profesyonel olarak faaliyet göstermekteyim.