Yunus Emre kimdir? Yunus Emre (1240-1320), Anadolu sahasında yetişmiş Türk şair ve mutasavvıftır. 13. yüzyılın son yarısı ile 14. yüzyılın başlarında yaşamış Türkmen bir derviş olan Yunus Emre, Anadolu’da Türkçe şiirin öncüsü kabul edilir. Tasavvufi bir mesnevi olan Risâletü’n-Nushiyye ile Dîvân’ı, Türkiye Türkçesinin en önemli metinleri arasında sayılır.
Özet Bilgiler
- Doğum: 1240, Sarıköy
- Ölüm: Yaklaşık 1320 (82 yaşında)
- Meslek: Şair, mutasavvıf, derviş
- Mürşidi: Tapduk Emre (Nallıhan’daki zaviyesinde yetişti)
- Eserleri: Risâletü’n-Nushiyye, Dîvân
- Şiir sayısı: 417 şiirinin 138’i aruz, kalanı hece vezniyle
- Anma yılı: UNESCO tarafından 1991 “Uluslararası Yunus Emre Yılı” ilan edildi
Hayatı ve Eğitimi
Yunus Emre’nin tarihî şahsiyeti hakkındaki bilgiler yetersizdir ve bu bilgiler birbirini yalanlayıcı nitelikte olabildiği gibi menkıbevi unsurlarla da karışmıştır. Hakkında biyografik bilgi veren velayetnameler ile manzum şiirler dışında temel kaynak bulunmaz. Şairin 1240 yılında Sarıköy’de doğduğu kabul edilir; 19. ve 20. yüzyıl araştırmacılarından bazıları ise doğum yeri olarak Karaman’ı işaret eder. Yunus ve mürşidi Tapduk Emre’nin Sakarya havzasında yaşamış olması, Sarıköy’lü olduğu görüşünü genel kanı hâline getirmiştir.
Şiirlerindeki bilgilerden evli olduğu ve İsmail adında bir oğlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar ümmi olduğu söylense de tasavvuf yoluna girmeden önce iyi bir medrese eğitimi almış olması olağan görülür; iyi derecede Farsça ve Arapça bilir. Ümmilik rivayeti, bazı şiirlerinde bilgiyi gerçeğe ulaşmak için bir vasıta saydığından ilme önem vermemesi, dervişlik tevazusuyla kendisini bir şey bilmez olarak tanımlaması ve bilgisine güvenip gururlananları taşlaması yüzünden ortaya çıkmıştır. Bazı beyitlerinden Maraş, Kayseri, Tebriz, Nahçıvan, Yukarı Azerbaycan, Bağdat ve Şam’ı dolaştığı anlaşılır.
Yunus, Mevlâna öldüğünde 34 yaşındadır; Mevlâna’yı gençlik çağında görmüş ve onun meclislerinde bulunmuştur. İki şiirinde 1273’te ölen Mevlâna Celâlettin’in meclislerinde bulunduğunu anlatır ve ondan büyük bir saygıyla söz eder. Tapduk Emre ise Yunus’un mürşididir; Yunus divanının 17 ayrı beytinde bunu dile getirmiştir ve Nallıhan’daki zaviyede yetişmiştir. Menkıbelere göre Yunus, şeyhinin zaviyesine yıllarca odun taşımış, bir gün bile eğri odun getirmemiştir. Şiirlerinde kendisini “Şairler kocası” veya “Âşık Kocası” ibareleriyle tanıtan Yunus Emre, yaklaşık 1320 yılında 82 yaşında ölmüştür.
Eserleri ve Şiir Anlayışı
Yunus Emre, resmî yazışma ve edebiyat dilinin Farsça, ilmî eserlerin ise Arapça yazıldığı bir dönemde yetişmiş bir geçiş dönemi şairidir. Bu yüzden eserlerinde yerine göre Türkçe, Arapça ve Farsça sözler kullanmış, hatta bazen üç dilden sözcükleri bir arada kullanmıştır. 13. yüzyılda Anadolu sahasında Oğuz Türklerinin konuşup yazdığı yazı dilinin en önemli temsilcisi olan Yunus, kullandığı kelime ve ifade kalıpları, mecazlar ve terimlerle Türkçenin edebîleşmesi yolunda bir dönüm noktası olmuştur.
Şiirlerini genel olarak hece ölçüsüyle yazmakla birlikte hece ölçüsüne uyan aruz vezinleriyle de şiir söylemiştir. Yunus Emre’nin 417 şiirinden 138’i aruz, diğerleri hece vezniyle yazılmıştır. Şiirlerinin ilk kez ne zaman yazıya geçirildiği ve bir divan hâline getirildiği bilinmemektedir; divana ait eldeki yazmaların en erkeni olan Bursa nüshası 15. yüzyılın ikinci yarısına, Fatih nüshası tahminen 15. yüzyıla, Nuruosmaniye nüshası ise 1540 yılına aittir. Zor kavramları Türkçe kelimelerle rahatlıkla ifade edebilen Yunus Emre, bu özelliğiyle kendisinden sonra yetişecek şairlerin öncüsü olmuştur; yaşadığı asırda başlattığı millî tarz, takipçileriyle gelişerek sürmüştür. Bu çizgi, kendisinden yüzyıllar sonra Gevheri ve Karacaoğlan gibi halk ozanlarının Türkçeyle söylediği bir geleneğe dönüşmüştür.
Ölümü
Ölüm tarihi ve defnedildiği yer hakkında çeşitli tartışmalar vardır. Adnan Erzi, Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde bulduğu bir belgede Yunus Emre’nin hicri 720 (M. 1320/1321) tarihinde öldüğüne dair bir kayıt bulmuştur; kaynaklarda ölüm tarihi ve yaşı konusunda farklı bilgiler yer alır. Abdülbaki Gölpınarlı, Yunus’un mezarının Sarıköy’de olduğunu, diğer yerlerde bulunan mezarların ise Yunus’un makamları olduğunu kabul eder. Nereye defnedildiği kesin olarak bilinmemekle birlikte, Yunus’tan bahseden çeşitli kaynaklar mezarının Sarıköy’de olduğunu söyler. UNESCO, Yunus Emre’nin yaklaşık 750. doğum yılı olan 1991 yılını “Uluslararası Yunus Emre Yılı” ilan etmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yunus Emre kimdir?
1240-1320 yıllarında yaşamış Türk şair ve mutasavvıftır. Anadolu’da Türkçe şiirin öncüsü kabul edilir; Risâletü’n-Nushiyye adlı tasavvufi mesnevisi ve Dîvân’ı Türkiye Türkçesinin en önemli metinleri arasındadır.
Yunus Emre nereli?
1240 yılında Sarıköy’de doğduğu kabul edilir; kimi araştırmacılar doğum yeri olarak Karaman’ı gösterir. Yunus ve mürşidi Tapduk Emre’nin Sakarya havzasında yaşadığı bilinir, bu nedenle Sarıköy’lü olduğu görüşü genel kanı hâline gelmiştir.
Yunus Emre hangi eserleri yazdı?
Risâletü’n-Nushiyye adlı tasavvufi mesnevi ile şiirlerinin toplandığı Dîvân en önemli eserleridir. 417 şiirinden 138’i aruz, kalanı hece vezniyle yazılmıştır; divanın bilinen en erken yazması 15. yüzyıla aittir.
Yunus Emre neden önemlidir?
Resmî yazışma dili Farsça, ilmî dil Arapça iken Türkçeyi şiir dili hâline getirmesi ve Türkçenin edebîleşmesinde dönüm noktası olması bakımından önemlidir. Anadolu’da Türkçe şiirin öncüsü sayılır ve UNESCO 1991 yılını onun adına “Uluslararası Yunus Emre Yılı” ilan etmiştir.